Platonik Aşk Sözleri

Ads

Bazı aşklar vardır platoniktir. Yani bir beklentisi bir karşılığı olmayan aşktır.Her insan hayatında en az bir kez platonik aşk yaşamıştır. Karşıdakinin haberi olmadan içinde yüreğinin derinliklerinde yaşamıştır aşkını sevdasını.Platonik aşk sözleri vardır ya hani ben seni görmeden ellerini tutamadan kokunu içime çekmeden sevdim diye. Platonik aşklar öyledir ki bazen insana zarar verecek kadar psikolojik depresyona sokar bazen de işim içinden çıkılmayacak şekilde bunalıma sokar insanı. Bazı platonik aşkların imkanı vardır ama bazıları tamamen imkansızın ötesinde bir aşktır. Bir arkadaşına yada kankana platonik aşkla bağlanırsan belki bu aşk platonikten çıkar gerçek aşka dönüşebilir. Fakat kendinden yaşça büyük birisine mesela öğretmenine aşık olmak imkansızın da imkansızı bir aşk olur. Ama ne olursa olsun platonikte olsa aşk aşktır ve En güzel aşk zor olan aşktır.

 

EN GÜZEL PLATONİK AŞK SÖZLERİ

  • Ne zaman gözlerin gelse aklıma yüreğim bir kuş olur çırpınır.
  • Seni sevdiğimi herkes anladı, bir sen anlamadın bilmem ki niye.. Kaç kere söylemek istedim sana korktum hayallerim yıkılır diye…
  • Yine o ağrıyla uyandım. İnsanın içi ağrır mı hiç? Ağrıyor işte…
  • Ne gariptir. Eskiden kızardım sevdiklerime. Küserdim beni incittiklerinde. Şimdi hiç bir şey hissetmiyorum üzerime geldiklerinde. Ya benim yüreğimde bir şeyler taştı, Ya da bu hayatın tadı kaçtı.
  • Çıkmaz yazdığı halde ısrarla girdiğin sokağın adıdır AŞK…
  • Bir gün bir çılgınlık edip seni sevdiğimi söylesem alay edip güler misin yoksa sende sever misin?
  • Belki de insan sevmeyi bilmediğinden değil sevgisine layık biri olmadığından yalnızdır.
  • Ben imkânsız aşklar için yaratılmışım, ne kavuşmayı bilirim ne unutmayı, kayboldum kuytusunda yalnızlıkların, yaşadım en karasını sevdaların.
  • Gönlünde bana yer yoksa güzelim önemli değil ben ayakta da giderim…
  • Platonik sevmek zordur. Her hareketi üstünüze alınmak istersiniz ama onlar başkasına aittir; kalbi de dâhil.
  • Hiç görüp, dokunup, öpmediğin birine aşık oldun mu? Olsan bilirdin aşkın ne olduğunu.
  • Bekledim. Hep seni bekledim. Bir an bile umutsuzluğa düşmedim, kabul etmedin, etmesen de hep sevdim, sen hep benimleydin…
  • Sen benim kalbimin ilk ve tek taraflı aşkısın kalbim seni seçti kalbim beni de geçti.
  • Uzaktan seviyorum seni. Kokunu alamadan, boynuna sarılamadan, yüzüne dokunamadan. Sadece seviyorum.
  • Kız dediğin İstanbul gibi olmalı fet edilmesi zor fatihi tek…
  • Ne zaman seni görsem kalbim yerinden oynuyor gözlerine baksam o an hayat donuyor ama bir sen görmüyorsun karşında duramıyorum.
  • Yağmur ıslatıyor duygularımı, hafif bir sis var sokağında, perdeler kapalı, görünen yüz sensin gönül gözümde.
  • Ben senin için her akşam besteler yazsam da adına şiirler okusam da senin haberin olmayacak biliyorum bunu da.
  • Seni habersizce sevdim habersizce gitmesini de bilirim platonik sevgilim.
  • İnsan sesini hiç duymadığı, kokusunu hissetmediği, gülüp eğlenmediği, sarılıp öpemediği birini bu denli çok düşünür mü?

Platonik Aşk Sözleri

Sana ait olmayan birini sevmek kadar kıskanmak da çok zor. Çünkü yargılamaya da kızmaya da gücün yetmiyor.

Ads

Önce okuduğumuz okul değişti, sonra memleketlerimiz. Dünya değişti, zaman değişti. Bir tek değişmeyen sen kaldın. Hiç değilse benim gözümde!

Dünyanın bütün alfabelerine sahip olup, karşısına geçtiğinde iki kelime bile edemediğindir aşk. Söylenecek çok şey olmasına rağmen, konuşulacak bir şey bulamazsın.

Birini seviyorsun ve sonunda ona sarılıp mutlu olamayacağının farkındasın. Seni için özlemek, yaşamda edindiğin alışkanlıklardan biri haline geliyor.

Bazen aşık olman için tek bir ihtimal yeter. Onun seni sevebilme ihtimaline bağlanırsın.

Sana şimdi yazamıyorum ama Yaradan biliyor içimdeki çürüyüp giden özlemi. Senden gelecek bir mesaja endeksli yaşamımda ölüyorum.

Fotoğrafını eline alıp saatlerce hiçbir kelime etmeden, sigaranın dumanını nefes eyleyerek onu seyretmek hangi acıya dahil?

İçimdeki o kaçınılmaz özlemin yoğunluğu o kadar çoğaldı ki, artık bu yükün altında ezilmeye başladığımı hissediyorum.

Sen çok uzaktın, ben de uzakları sevmeyi tercih ettim. Bu yüzden saatlerce susarak bakarım en uzak noktalara. Bazen gökyüzüne, bazen yeryüzüne…

Doktor deseydi bana sadece birkaç saatlik ömrün kaldı diye, son soluğumu yanında verebilmek için koşar gelirdim kalbine.

Ben bir deniz, sen bir gökyüzü… Kavuşmamızın imkanı yok. Yine de senin yağmurların altında ıslanmak bana hayat veriyor.

Kollarımı uzatsam sana dokunacak gibiyim. Oysaki aramızda dağlar, denizler ve şehirler var.

Sen karşımda o sıcacık gülümsemenle bana bir şeyler anlatırken, ben yüreğim kafesinden çıkmasın diye dualar ediyordum.

Sen bana gelsen belki ben ölürüm. Yine de gel, koşarak gel. Ben artık ölümün de ötesindeyim.

Senin için yazdığım yıllanmış şiirlerim var benim. Eğer gelmezsen kendime değil, yazdığım şiirlere üzüleceğim.

Eğer yalnız kalmanın bedelini senin yüzünden çekiyorsam, yalnızlığımın bir anlamı olduğu için mutlu olabilirim.

İnsanın sahip olduğu bütün cümlelerini emanet olarak bırakabileceği bir yüzün vardı. Benim ise senin yüzüne bakabilecek cesaretim yoktu.

Zamanın görevi yaşananları unutturmaktır, fotoğrafların göreviyse zamanın unutturduklarını insana tekrar hatırlatmaktır. Böyle bir döngü içindeyim.

Okumaya kıyamadığım bir kitap gibisin. Sayfalarını teker teker değil, hepsini birden okumak istiyorum. Seni parçalara bölerek yaşayamam.

Ne zaman kalbimin aynasına baksam yükseklik korkuma yakalanıyorum. Çünkü sen kalbimin Everest’ine kurulmuş bir papatyasın.

Geçmiş, çoğu zaman geçmemiştir. Zamanın sana unutturamadıkları geçmişten sana gelen bir hayalet gibidir.

Ölürken kimsesiz kalmak umurumda değildi, ben yaşarken seninle olmak istiyordum. Şimdi ölüm ve yaşamın bir farkı yok benim için.

Yokluğun o kadar soğuk ki, hiçbir mevsime suç bulamıyorum. Isınabilmek için ihtiyacım olan tek çözüm senin güneş gülüşün.

Bazı insanları bütünüyle anlatamazsın. İçinde o insanların neresini saklıyorsan onu anlatırsın.

Kendi acımı tanıyamaya çalışırken senin adına acı çekiyorum gibi hissediyordum. Oysa acılarım kaynağı senmişsin.

Seni düşlemekten ve düşünmekten yaşamaya vakit bulamıyorum. Aklımın hücrelerini esir alan aşkın, kalbimi bir sarmaşık gibi boğuyor.

‘Aynı hatayı bir daha yapmam’ dediğim pişmanlıklarımın tekrarlanmasını sağlayan sendin. Pişman olmadan yaşamıma devam edemeyeceğimi anladım.

Dünyanın neresine gidersem gideyim, senin olmadığın her yer bana cehennem. Senin bulunduğun yer çöl bile olsa, çölün adı cennet olur.

Karşılıksız aşk insanı öyle bir duruma getirir ki, onun yaptığı her hareketten bir anlam çıkarmaya çalışırsın. Paranoyak olursun, aldığı nefesi bile kıskanırsın.

Bazen yaşadığınız sessizliğin hakkından gelemezsiniz. Attığınız her çığlık zihninizin duvarında sıkışır kalır. Sessizliği bozabilecek tek şey onun ses frekanslarının size ulaşmasıdır.

 

 

 

Ads

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir